31 Aralık 2024 Salı

 Düz bir yazı

Kurstan bir öğretmenime bloğum var demiştim. Uzun zamandır buraya yeni bir şey yüklemiyorum ve her gördüğünde neden yeni bir şey olmadığını soruyor. Şaşırıyorum çünkü kendisi türkçe bilmiyor. 

İçimde bir buz kütlesiyle dolaşıyorum ortalıkta. Doğu, batı, kuzey, güney cephelerinde savaşlar kaybedilmiş, ağır yenilgiler alınmış. Bu hislerle 2024'ü kapatıyorum. İstediklerimden çok uzak...

Sebepleri sorgulamıyorum. Ben bunca yenik. 

Yazdıklarımın gücüne güvenirdim, düştüğümde ayağa kalkmayı hep becerirdim ama artık öylece yerde kalmak istiyorum. Karanlık bir odada ışık aramadan oturmak. İnsanlı dünyaya göre değilim. Gezegenle bir sorunum yok cinsimle tüm sorunum. Yeşermeyen düşler, tomurcukken donup düşen umutlar benim yorgunluğum. Hayat bu kadar zor olmamalıydı. İnsan bir şeyi hayal edip çalıştığında kapılar açılmalıydı. Böyle coğrafyanın, böyle anlayışın, zorbalığın kim bilir kaçıncı kurbanıyım ben. İçim uzaklara savruluyor dışım hep aynı yerde. Bir çıkış arayışında sürekli kendi kendime söylediğim bir şey var.

 İnsana sığınma. İnsana sığınma. 

Sadece ben miyim? Her şeyi sorgulayan, bakışlardaki yalanları yakalayan sürekli kusma isteği duyan.

Mutlu olabilmek için kaç çikolata daha tüketmeliyim bilmiyorum. Ciğerim ağrıyor, söyleyemediklerim kalbimde anlamsız bir ritimde sürekli yankılanıyor. Nemli gözlerim, hadsiz düşlerimle bu seneyi de böyle kapatıyorum. O çok istediklerimden uzak... 

Dilini bilmediğim bir ülkede; bir bankta, gerçekleşmiş hayallerim yanımda uzanmak isterdim. Özgüvenimin verdiği mutlulukla dünyadaki mutlu sesleri, yıldızlara bakarak dinlemek isterdim. 

Yaşamak kolay şey demeyi girdiğim tüm savaşlardan zaferle ayrılmayı, her zaman bir yolu vardır demeyi çok isterdim. 

Şans diye bir şey var ve bu dünya sadece maddeden ibaret değil... 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder